Büyüklerimizin de dediği gibi her ürünü kullanırken kararınca kullanmak lazım. Kozmetik ürünlerinin aşırı kullanılması ve tüketilmesi cildimze kalıcı hasarlar vermektedir. En büyük güzelliğin Temiz olmak olduğunu unutmamak lazım. Bakıyorum sokakta lise giden genç kızları görüyorum sıratlarında bir ton makyaj la geziyorlar daha o yasto gencecik taptaze cildi nasılda ellerinden geldikçe eziyet ediyorlar anlamıyorum.
Eskiden çok eskiden daha el kremleri yokken ellerimizi su ile ıslatıp sabunlardık. Elimizdeki sabun köpükleri ile ellerimizi ovalaya ovalaya o sabun kururdu ve sabah uyandığımızda ellerimiz yumuşacık olurdu. Bundan çıkaracağımız ders nedir insan yokken herşeyin kıymetini bilmek lazım elimizdeyken değerini anlamak lazım. Har vurup harman savurmak nereye kadar. Her şeyde olduğu gibi kozmetik alışverişi yaparkende fazla israfdan kullanmayacağımız malzemeleri almaktan kaçınalım.
İş yerine tam saatinde varabilmek için çektiklerinizin farkındayız. Saatin sesiyle fırla, aceleyle giyin, trafiğe gir… Peki, dakikalar son hız koşarken, bakımı, güzel ve hoş görünmek için ihtiyacınız olan zamanı nasıl yaratacaksınız? Aslında bu o kadar da zor değil. Tek yapmanız gereken, vakit kazandıran yollarımızı okumak. Böylece, yarın sabah alarmınızı 15 dakika ileriye kurabilirsiniz!…
Makyaj tamam
Stick fondötenler, kızarıklıkları ve sivilceleri kapatmak için kullanılabilecek en pratik makyaj malzemeleridir. Ten renginize tıpatıp uyan bir stick fondöten sürerseniz, aceleyle hata yapsanız bile fark edilmez.
Vaktiniz ne kadar kısıtlı olursa olsun kirpik kıvırıcı kullanmayı ihmal etmeyin. Saniyeler içinde gözleriniz daha büyük, kirpikleriniz daha uzun görünecektir.Far veya eyeliner kullanmıyorsanız, kirpiklerinize üç kat siyah ya da koyu kahverengi rimel sürmek yüzünüze anında canlılık katacaktır.
“Dudaklarımı boyadığım için geç kaldım,” bahanesine son! Kim uğraşır dudak kenarlarına kalemle çizgi çekip, içine ruj ve parlatıcı sürmekle? Renkli dudak nemlendiricisi veya parlatıcı ile saniyeler içinde hazırsınız.
Hiç makyaj yapmasanız bile koyu renk ruj sürerek durumu kurtarabilirsiniz. Kırmızı ve bordo tonlarında bir ruj, en yalın halinizle bile makyajlı görünmenizi sağlar.
Kusursuz kaşlar makyajsız bir yüzde bile büyük fark yaratır. Parmağınıza aldığınız bir parça şeffaf dudak parlatıcısıyla kaşlarınızı düzeltin. Böylece kaşlarınız gün boyunca düzgün görünecektir.
Bakımlı tırnaklar
Biliyoruz, hiçbirinizin oje sürüp de kurumasını bekleyecek vakti yok. Oysa doğru dürüst bir manikür için en az 15 dakikaya (ayaklarla birlikte en az 30 dakikaya) ihtiyacınız var. Neyse ki, tırnaklarınız çok daha kısa sürede insan içine çıkacak görünüme kavuşabilir.
— Önce tırnaklarınızın içini temizleyin ve tırnak diplerinize bir parça krem sürün. Koyu renk oje her türlü kusuru gösterir. Vaktiniz darsa, şeffaf ve renksiz bir tırnak parlatıcısı veya açık pembe oje sürün.
— Hangi rengi tercih ederseniz edin tek kattan fazla sürmeyin, aksi halde ojeniz daha zor kurur. Ellerinizi yaklaşık 30 saniye boyunca buz gibi suya sokmanız da kuruma işlemini hızlandıracaktır.
- Çalışan kadının her an her şeye hazır olması lazım. Mesela manikür sırasında sürdükleri o nefis bordo ojenin sabah uyandığınızda korkunç göründüğünü fark ettiniz. Bazı yerleri çıkmış, çatlamış, üstelik evde aseton da kalmamış! Panik yok, herhangi bir ojeyi tek kat halinde sürüp hemen silerseniz, altta kalan bordo oje de çıkacaktır.
— Ojesiz tırnaklar da çekici görünebilir. Yumuşak bir tırnak törpüsüyle tırnaklarınızın üstünü törpülerseniz, birkaç gün boyunca üzerlerinde şeffaf oje varmış gibi görüneceklerdir. Ama dikkat, bu işlemi haftada birden fazla yapmak tırnaklarınıza zarar verir.
Saniyeler içinde
Araştırmalar, cilt bakımına günde ortalama beş dakika ayırdığımızı gösteriyor. Ama bu zamanı yarıya indirmek bile mümkün.
— Sabah aldığınız duşun süresini ve suyun sıcaklığını azaltın. Uzun uzun duşta kalmak, üstelik bunu aşırı sıcak suyun altında yapmak hem gereksizdir, hem de cildinizi doğal yağlarından arındırarak kurumasına neden olur.
— Yatmadan önce cildinizi temizlemeniz sabah birkaç dakika kazandıracaktır. Zaten temiz olan yüzünüzü neden tekrar yıkayasınız ki? Çok komplike bir cilt bakımına ihtiyacınız yok. Nemlendiricinizin içinde cildin bütün gün nemli kalmasını sağlayan hyaluronik asit bulunması yeterli.
Saç saça
Saç yıkamak zincirleme reaksiyona benzer; şampuan, nemlendirici, fön, parlaklık veren serum… Eh, tüm bunlar da sabahları minimum 45 dakikayı gözden çıkarmanız demektir. Bu arada unutmayın, saç yıkandıktan bir gün sonra daha güzel görünür. Görünmüyor mu? O halde işte başvurmanız gereken hileler…
— Saçınızı daha dün sabah yıkamıştınız, ama sigara ve yemek kokuları üzerine yapışıp kaldı. Merak etmeyin, sizi şampuanlama derdinden kurtaracak çok özel ürünler var. Bir tüyo daha; saçınızın sadece görünen kısımlarını ve kâküllerinizi yıkayıp kurutursanız, saçınızın tümü kısa yoldan temiz görünür.
— Haftada iki kez kuaförde fön çektirmek; çalışan kadın için tam bir kurtarıcıdır. Saçlarınızın kirlenme süresine bağlı olarak, en az iki gün boyunca “Saçım bugün nasıl görünüyor?” stresi yaşamadan evden fırlayabilirsiniz.
— Saçlarınız elektriklendiyse ve artik dalgaları görünmez hale geldiyse, görünen bölümlerine bir spreyle su sikin, sonra da kıvırıp tokayla tutturun. Evden çıkmak üzereyken açtığınızda, buklelerinizin daha düzgün olduğunu göreceksiniz.
— Saçlarınız tamamen kontrolden çıktı, ama sıcak masayla, fön çekmekle uğraşacak vaktiniz yok! Nemlendirici özelliğe sahip durulanmayan bir ürün sürdükten sonra siki bir topuz yapın. Tam evden çıkarken açın ve elinizle düzeltin.
— Saçınızı ayırdığınız yönü değiştirmeniz, saçınızın daha hacimli ve dolgun görünmesini sağlar.
— At kuyruğunun gücünü küçümsemeyin. Saçınızı şık bir saç tokasıyla atkuyruğu yapıp, saniyeler içinde evden fırlamaya hazır olabilirsiniz. Bu arada, sezonun saç trendlerini de göz ardı etmeyin. Son derece düzgün toplanmış saçlar out, hafif dağınık atkuyruğu in. Dikkat etmeniz gereken iki şey var; saçınızı arkadan, tam ortadan toplayın ve üst kısmını biraz gevşek bırakın.
Gece uyurken
Uykuda geçen vakti de güzelliğiniz için kullanabilirsiniz.
— Yatmadan önce retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz ışıl ışıl görünecektir.
— Cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü salisilik asit içeren bir temizleyiciyle yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin.
— Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun.
— Sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için yatmadan önce ellerinize ve tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün.
— Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Hem birbirlerine dolaşmazlar, hem de son derece düzgün dalgalarınız olur. Parlaklık veren bir serumla son noktayı koyun.
— İpek ve saten yastık kılıfları kullanırsanız fönünüz daha uzun süre dayanır. Yüzünüzde oluşan yastık izlerinden kurtulmanız da çabası.
Kozmetik alışverişi keyifli olmasına keyiflidir de; ev kullanmadığınız kozmetikle dolup taşarken, faturalar da kabarır. Peki elinizdeki kozmetikleri nasıl hesaplı bir şekilde kullanabilirsiniz?Her kadın güzelliğine düşkündür.
Kozmetik deyince de akan sular durur. Öte yandan kozmetik ürünleri öyle pahalı ki, insanın içi gitmiyor da değil. Bu konuda daha ekonomik davranmak arzusundaysanız, sizin için bazı önerilerimiz olacak. Unutmayın, güzel görünmek demek, illa çok para harcamak demek değildir.
1. Cilt bakımı için mutlaka güzellik salonuna gitmeniz gerekmiyor. Evde de peeling uygulayabilirsiniz, üstelik de kendi üreteceğiniz bir formülle. Bir avuç toz şekeri biraz zeytinyağıyla karıştırın ve karışımı duşta kullanarak ölü deriyi atın. Bunla uğraşmak istemiyorsanız bile, hem yüz, hem de vücut için gayet hesaplı peeling ürünleri de satılıyor ve her halükarda güzellik salonunda ödeyeceğinizden daha ucuza mal etmeniz mümkün.
2. Maniküre yaptıramaya gidemiyorsanız, sahtesini kendiniz de yapabilirsiniz. Tırnaklarınızı limon suyuna sokun. Daha sonra bir tırnak parlatıcısıyla (törpü şeklinde satılan ve tırnaklarınıza masaj yapan) tırnaklarınızın uçlarını parlatın. Böylece tırnak cilasına ihtiyacınız kalmayacak!
3. Rujunuzun ömrünü uzatın. Farklı tonlar için ayrı ayrı rujlar kullanmak yerine, ufak hilelerle aynı ruju uzun süre kullanabilirsiniz. Örneğin; parlak bir görüntü için, ruju, ince bir tabaka halinde dudaklarınıza sürdüğünüz vazelinin üzerine sürün. Yepyeni sürülmüş ruj görüntüsü hoşunuza gitmiyorsa, parmak uçlarınızı kullanarak bunu değiştirebilirsiniz. Mat görünüm için biraz pudra sürebilir, gece kullanmak için de ruju koyu renk bir farla karıştırabilirsiniz.
4. Saç ürünlerini ıslak ve kuru kullanın. İki ayrı şekillendiriciye para ödemektense, bir tanesini tüm ihtiyaçlarınız için kullanın. Nemli saçlarınıza az miktarda saç kremi sürerek elektriklenmesini engelleyin. Saçınız kuruduktan sonra da gene az bir miktar saç kremi sürerek yumuşak ve uçuşkan bir görüntü elde edebilirsiniz. Ya da daha kalıcı ve sabit bir görünüm için jöle kullanıp, kuruturken de biraz daha sürüp parlak görünmesini sağlayabilirsiniz.
5. Kozmetik depoları sizi bekliyor. Buralarda L’oreal, Maybelline, ya da Nivea gibi ürünleri bulabilirsiniz ki, bunlar diğer markalarla aynı kalitede olup, fiyatları daha ucuzdur. Özellikle rimel, ruj ve far gibi ürünlerde deli gibi para ödemenin hiç anlamı yok.
6. Yatırımı renklere yapın. Şık ve monokrom bir görünüm için, aynı ton yanaklarınıza, dudaklarınıza ve çok pembe değilse gözlerinize uygulayabilirsiniz.
7. Çok amaçlı bir mucizeye var mısınız? Mesela vazelin. Bunu ister dudak koruyucusu, ister dudak parlatıcısı olarak kullanabilirsiniz. Bu kadarla da kalmıyor, cildiniz kuruduysa, gene vazelinle nemlendirebilir ve kaşlarınıza parlaklık kazandırabilirsiniz. Üstelik de çok ucuzdur!
8. Nemlendiricilere gelince… Piyasada gene pek çok marka var. Bunların bir kısmı diğerlerine oranla çok daha ucuz ve aynı sonucu veriyorlar. Eğer cildiniz karma ya da yağlıysa, su bazlı bir ürün bulmaya gayret edin. Neutrogena gibi genel tüketiciye hitap eden ürünler, hem son derece kaliteli, hem de çok daha ucuzdur.
Burnumuz (ve beynimiz) tepe notasından sonra, orta notayı hissedecektir. En son olarakta en alt nota hissedilir. Aslında alt nota çok belli belirsizdir ama kokukunun üzerimizdeki etkisi bu alt notaya bağlıdır. Parfüm endüstrisi artık milyar dolarlarla ifade edilmektedir. Her geçen gün yeni bir parfüm piyasaya sürülmektedir. Peki bu çok özel ve çekici ambalajlarda sunulan parfümleri nasıl ve hangi kriterlere göre seçmeliyiz? Bir kozmetik dükkanına girip, parfüm reyonunun önünde duruyorsanız herşeyden önce sakin olmalısınız. Beynimiz bütün kokulara bir tepki verir. Önünüzdeki parfümün kokusu, beyninizde mutlaka çağrışımlara sebep olacaktır.
Dikkat etmeniz gereken diğer birşeyde, parfüm ambalajlarının etkisi altında kalmamanızdır. Unutmayın, şişe değil parfüm seçeceksiniz! Parfüm seçimi konusunda en güvenebileceğiniz şey burnunuz ve teninizdir. Parfüm her kişide ayrı durur sözü gerçektir, bunun sebebi, vücut kimyasallarımızın farklı oluşudur. Bu yüzden parfüm, yağlı cilt tipindeki kişilerde daha kalıcıdır. Bir arkadaşınızın teninde çok hoş duran bir parfüm size uymayabilir. O yüzden marka saplantılarınızı bir kenara bırakmanız en iyisi olacaktır. Parfümü bileğinizin iç kısmına veya kulak arkalarına sürmeniz doğrudur. Salt parfümün kokusunu duyumsayabilmek istiyorsanız, parfümü kesinlikle parmakucunuzla yaymanız! Parfümün ciltte homojen bir şekilde bulunması ve en az 8-10 cm uzaklıktan sıkılması gerekir.Burnumuzun ilk algıladığı kısmın en üst nota olduğunu hatırlayın ve biraz bekleyerek onun uçmasına müsade edin. Çünkü esas olarak vücudunuzda orta ve alt notalar kalacaktır. O yüzden ilk uçup giden kokunun peşine düşmenize gerek yoktur. Bir parfümü koklarken, onun kişiliğiniz ve cildinizle uyumlu olup olmadığını anlamak için ona zaman tanımalısınız. İlk kokladığınızda derin bir nefes alın ve bekleyin. Yukarda da belirttiğimiz gibi, bütün parfümler sizde az çok bir etki bırakacaktır. Ama önemli olan size yakışan parfümü bulmaktır.
Parfüme yaklaşırken, yeni tanıştığınız biriyle uzun uzun sohbet ettiğiniz bir yemekte gibi düşünmelisiniz. Eğer koku zaman geçtikçe etkisini gösteriyor ve belleğinizde yer ediyorsa, size uygun kokuyu bulmak için doğru yoldasınız demektir. Burnumuz (koku alma kapasitemiz) oldukca hassas ve çabuk yorulan bir organdır. Ardı arkasına değişik parfüm kokuları ile onu zorlamayınız. Eğer böyle yaparsanız, kısa bir süre sonra kokuların karıştıklarını göreceksiniz.
Parfüm konusunda dikkatinizi çekmek istediğimiz diğer şeyde, parfüm uygulamasının mutlaka belli bir denge içinde yapılmış olmasıdır. Parfümü ne az ne de fazla sıkmak! Eğer doğru dengeyi yakalamak istiyorsanız, bu konuya mutlaka dikkat etmeniz gerekmektedir. Peki, bazılarımızın hergün kullandığı (aslında pek çoğumuzunda bilmediği) parfümlerin üzerinde yazan “Eau de toilette, eau de cologne” gibi ifadelerin anlamı nedir? Genel olarak, parfümlerin pek çok bileşenlerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Ancak hemen hemen bütün parfümlerin bir Öz’ü (Extrait) bulunmaktadır. Parfümün en değerli kısmı bu özdür. Bu öze saf parfüm de denilebilir. Bu özün, parfümün en değerli kısmı olduğundan, parasal anlamda da en pahalısı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Bu terimler, aslında bize parfüm yağının (özün) oranını gösteren işaretlerdir. Extrait form demek, bu özün saf alkol içinde çözünük halde % 20 ila 35 oranında bulunması demektir. Eau de parfüm’de bu özün oranı % 10 ila 25 arasındadır. Doğal olarak, parfümün kalıcılığı ve etkiside azalacaktır. Yukarda bahsedilenlere göre çok daha ekonomik olan form ise Eau toilette’tir. Bu formda, esas öz, % 4 ila 10 oranında bulunmaktadır. Bunların dışında birde Eau fraiche formu vardır. Bu formda esas öz % 5′i geçmez. Yukarıda anlatıldığı gibi, üzerinizdeki o özel etkiyi bırakması şüphesiz öz oranının yükselmesi ile mümkündür. Oran ne kadar yüksek ise gerçek anlamda bir parfüme o kadar yaklaşılmış olur. Birde bütün bu anlattıklarımızın dışında olan, ve çok sık karşılaştığımız “Eau de cologne” terimi vardır. İşin aslı, bu formun parfümle bir ilgisi olmayıp, tamamen kendine has bir kategori olduğudur. Eau de cologne ilk defa Almanya’da üretilmiş olup, gündelik hayatta sıkça kullandığımız kolonyaya benzemektedir.
Almak istediğiniz parfüm mutlaka bir aileye sahiptir. Kategorik olarak anlatmak gerekirse bunlar; Çiçek, Oryantal, Ağaç , Canlı (Fresh), Deniz (Okyanus). Aslında bu kategori uzmandan uzmana değişebilmektedir. Birde, bu sayılan ailelerin sahip olduğu, akrabalar (alt kategoriler) vardır. Örneğin, Fresh ailesinin akrabaları olarak, turunçgil, yeşillik ve su, Ağaç ailesinin akrabaları olarak da kuru ağaçlar ve yosun sayılabilir. Vücudunuza parfüm sıkarken söylenebilecek temel şey, vücudunuzun tersiz ve temiz olmasıdır. parfümü saçlarınıza ve elbiselerinize de sıkabilirsiniz. Sentetik iplikten ziyade, doğal iplerle (yün, pamuk) dokunmuş giysilerde kalıcılığı daha uzun sürer. Ancak giysilerinize sıkarken, parfümün alkol içerdiğini ve leke bırakabileceğini unutmayın. Son bir not daha; Astım ve alerjisi olanların parfüm kullanırken dikkat etmeleri gerekir.
Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal maskelerin cildi güçlendirdiğini belirterek Maskeler aracılığıyla cilt, iyileştirici ve güzelleştirici maddeleri emer. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olan maskeler, cildi yatıştırır, gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar. Uyku ve dengeli beslenmenin de cildi güzelleştiren iki önemli faktör olduğu unutulmamalı’ diyor.
Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal kozmetik ürünleri evde hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı: • Doğal kozmetik ürünler, dayanıklılık kazandıran herhangi bir yapay madde içermedikleri için, saklanmasına ve kullanım sürelerine dikkat edilmeli. Şifalı bitki demlemeleri ve besin maddeleri ile hazırlanan kozmetikler hemen kullanılmalı.
• Bitkisel yağlar birkaç ay boyunca bozulmadan bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar da en çok iki hafta içinde kullanılmalı.
• Mutfakta hazırlanan doğal kozmetikler ile deriye, saçlara ve tırnaklara hiçbir zarar vermeden bakım yapılabilir. Ama bu bakım sürecinde de problemler yaşanabilir.
• Daha önce sürekli hazır kozmetik ürünü kullananlarda, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Alerjilerde ise durum değişiktir. Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir.
• Önerilen dozlar aşılmadan kullanılmalı. Bazen fazla kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol açabilir. Eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar, kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalı.
• Eğer imkanları varsa uzman hekim tavsiyesi ile kozmetik ürünleri kullanmaları daha yararlı olacaktır. Doğal peeling
Yulaf maskesi: Pişmiş yulaf ezmesini yüzünüze sürün, 15 dakika kadar kurumasını bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayabilirsiniz. Cildinizdeki değişikliği hemen fark edeceksiniz. Cildin derinlemesine temizlenmesini sağlamak ve siyah noktalardan kurtulmak için birebir etkili. Bu maske aşırı yağlanmayı da önler.
Avokado maskesi: Kış mevsiminin sert etkisini yüzünüzden silebilmek için ideal çözüm. Püre haline getirilmiş avokadoya bir iki damla zeytinyağı ve limon suyu ekleyin. Yüzünüze sürüp 10 dakika bekleyin. Avokado maskesi yüzünüzdeki pürüzlü tabakayı yok etmekle kalmayıp ayrıca sağlıklı bir cildin ihtiyacı olan vitaminleri de sağlar.
Limon peelingi: Yağlı cilt için uygulanır. 2 yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık suyla yıkanılır.
Papatya yağı her cildin dostu Papatya yağı: Her tür cilt için uygulanabilir. 30 gr. papatya (Temiz yerlerde yetişen papatya kullanılmalı), 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron yağına eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su banyosunda (Benmarin yöntemi) bekletildikten sonra iyice çalkalanır. Karışım tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan pamukla yüz iyice temizlenir.
Lavanta suyu: Karışık cilt için önerilir. Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta suyu ile ıslatın ve yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün. Yağlı cilt için lavanta suyu: Bu karışım cildin canlanmasını sağlıyor. 50 ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla ıslattığınız bir pamukla temizleyin.
Cildin kendini tazelemesini sağlayan, sadece 20 dakika uygulanan üç farklı maske
• Bal, limon suyu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı iyice karıştırılır maske haline getirilir.
• Limon suyu ve 1 yumurta sarısı da yüz için önemli karışımlardandır
• Sütte pişirilen 1 elma iyice ezilir ve ılıklaşınca yüze sürülür
Koltuk altı terlemeleri, birçok insanı zor durumda bırakan bir sorun. Sorununçözümü için uygulanan bazı yöntemlerse geçici ve sürekli tekrar isteyenyöntemler. Bir süre Almanya’da katıldığı bir konferansta bu sorunakalıcı çözüm için çalışmalarda bulunan Profesör Erol Kışlaoğlu, sorunukökten çözecek bir yöntemin artık uygulanabildiğini belirtiyor. Prof.Erol Kışlaoğlu, bu tekniğin, lokal anestezi altında yarım saat içinde,hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntem olup,esas olarak özel bir liposuction aleti ile koltuk altındaki terbezlerinin alınmasına dayandığını belirtiyor. Operasyon lokal anestezi ile yapıldığı için hastanın aynı gün işine dönmesi sağlanıyor. Prof.Erol Kışlaoğlu, koltuk altı bölgesinin kola giden ana damar vesinirlerin bulunduğu bir bölge olduğu için bu operasyonun mutlakaplastik cerrahi uzmanı ve bu konuda ayrıca eğitim görmüş uzmanlartarafından yapılması gerektiğinin altını çiziyor.Bu işlemin,bir liposuction olmadığını ve normal liposuction aletleriyleyapılamayacağını da belirten Prof. Kışlaoğlu, bu işlem için özel olaraktasarlanmış liposuction aletlerinin kullanılması gerektiğini ifade ediyor.Yöntem, uygun şekilde yapıldığı taktirde sonuç kalıcı ve ömür boyu oluyor.Dahaönceleri koltuk altı ve vücudun diğer yerlerindeki terlemeleri gidermekiçin uygulanan yöntemler 6 ayda bir tekrarlanması gerekiyordu. ehliyetsiz kişilerce yapılması halinde damar ve sinirlerin hasar görmesine yol açabiliyor. MERAK EDİLEN SORULAR:
- Koltuk altındaki ter bezlerini nasıl emiyorsunuz ? İşlem hem emen hemde kazıyan özel bir liposuction aleti ile yapılıyor.
- İşlem anestezi altında mı yapılıyor? Buyeni teknik lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğletatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntemdir. Hasta dilersegenel anestezi ile de uygulanabilir.
- Bütün ter bezleri alınıyor mu? Amaç aşırı terlemeyi engellemek olduğu için tamamını almıyor bir miktar bırakıyoruz.- Operasyondan sonra kişi koltuk altından hiç mi terlemiyor? Çok az terler, aşırı terleme ortadan kalkar.
- Kalıcı bir işlem mi? Tekrarlanması gerekiyor mu? Kalıcı bir işlemdir. Tekrarı gerekmez, fakat bazı durumlarda ilk operasyon yeterli gelmezse ikinci uygulanır.
- Ter bezlerinin alınması ileride soruna yol açmaz mı? Hiçbir soruna yol açmaz, çünkü tamamı alınmıyor yalnızca aşırı terleme engelleniyor.
-Kaç yaşın üstündekilere yapıyorsunuz? 16 yaşından itibaren herkese uygulanabilir.- Kimlere yapılamaz?Her kese uygulanabilir.
Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal maskelerin cildi güçlendirdiğini belirterek Maskeler aracılığıyla cilt, iyileştirici ve güzelleştirici maddeleri emer. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olan maskeler, cildi yatıştırır, gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar. Uyku ve dengeli beslenmenin de cildi güzelleştiren iki önemli faktör olduğu unutulmamalı’ diyor.
Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal kozmetik ürünleri evde hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı: • Doğal kozmetik ürünler, dayanıklılık kazandıran herhangi bir yapay madde içermedikleri için, saklanmasına ve kullanım sürelerine dikkat edilmeli. Şifalı bitki demlemeleri ve besin maddeleri ile hazırlanan kozmetikler hemen kullanılmalı.
• Bitkisel yağlar birkaç ay boyunca bozulmadan bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar da en çok iki hafta içinde kullanılmalı.
• Mutfakta hazırlanan doğal kozmetikler ile deriye, saçlara ve tırnaklara hiçbir zarar vermeden bakım yapılabilir. Ama bu bakım sürecinde de problemler yaşanabilir.
• Daha önce sürekli hazır kozmetik ürünü kullananlarda, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Alerjilerde ise durum değişiktir. Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir.
• Önerilen dozlar aşılmadan kullanılmalı. Bazen fazla kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol açabilir. Eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar, kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalı.
• Eğer imkanları varsa uzman hekim tavsiyesi ile kozmetik ürünleri kullanmaları daha yararlı olacaktır. Doğal peeling
Yulaf maskesi: Pişmiş yulaf ezmesini yüzünüze sürün, 15 dakika kadar kurumasını bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayabilirsiniz. Cildinizdeki değişikliği hemen fark edeceksiniz. Cildin derinlemesine temizlenmesini sağlamak ve siyah noktalardan kurtulmak için birebir etkili. Bu maske aşırı yağlanmayı da önler.
Avokado maskesi: Kış mevsiminin sert etkisini yüzünüzden silebilmek için ideal çözüm. Püre haline getirilmiş avokadoya bir iki damla zeytinyağı ve limon suyu ekleyin. Yüzünüze sürüp 10 dakika bekleyin. Avokado maskesi yüzünüzdeki pürüzlü tabakayı yok etmekle kalmayıp ayrıca sağlıklı bir cildin ihtiyacı olan vitaminleri de sağlar.
Limon peelingi: Yağlı cilt için uygulanır. 2 yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık suyla yıkanılır.
Papatya yağı her cildin dostu Papatya yağı: Her tür cilt için uygulanabilir. 30 gr. papatya (Temiz yerlerde yetişen papatya kullanılmalı), 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron yağına eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su banyosunda (Benmarin yöntemi) bekletildikten sonra iyice çalkalanır. Karışım tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan pamukla yüz iyice temizlenir.
Lavanta suyu: Karışık cilt için önerilir. Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta suyu ile ıslatın ve yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün. Yağlı cilt için lavanta suyu: Bu karışım cildin canlanmasını sağlıyor. 50 ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla ıslattığınız bir pamukla temizleyin.
Cildin kendini tazelemesini sağlayan, sadece 20 dakika uygulanan üç farklı maske
• Bal, limon suyu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı iyice karıştırılır maske haline getirilir.
• Limon suyu ve 1 yumurta sarısı da yüz için önemli karışımlardandır
• Sütte pişirilen 1 elma iyice ezilir ve ılıklaşınca yüze sürülür.
Hamilelik döneminde kozmetik kullanımında dikkatli olmalısınız…Uz. Dr. Zerrin Baysal “Hamilelik döneminde kozmetik kullanımı “hakkında bilgi verdi.Etiler Memorial Polikliniği ve Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal “Hamilelik döneminde kozmetik kullanımı “hakkında bilgi verdi. Hamile kadınların en büyük sıkıntıları; ilaç, ışın, kimyasal maddeler ve deri yoluyla maruz kaldıkları maddelerin zararlarıdır.
Bu kimyasal maddeler; solunum yoluyla, ağız yoluyla veya tensel temas ile alınabilirler. Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin ( fetus) gelişimini olumsuz etkileyeceği gibi bazı maddelerinde hiçbir yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir.
Bazılarının ise, kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Kimilerinde ise, gebeliğin belirli sürelerine kadar zararlı etkili, daha sonraki aylarda zararsızdır. Bu yan etkiler, bebeğe hem fiziksel hem de zihinsel zararlar verebilir, gelişimini engelleyebilir.
Özellikle saç boyarken tedbirli davranın
Kozmetik (saç boyaları, kremler, parfümler, temizleyici maddeler vs..) kullanımında, genelde, en sık problem saç boyalarıdır. Sıklıkla kullanılan, kalıcı ve yarı kalıcı boyaların içindeki maddelerle yapılan deneylerde, bebek üzerine zarar verici etkiler görülmemiştir.
Fakat tedbirli davranmak için, doğum sonrasına kadar saçların boyatılmaması daha uygundur. Değişiklik yapmak, beyazlarınızı gizlemek veya dip boya yaptırmak istiyorsanız, gebeliğin ilk üç ayından sonra, bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz.
Saç düzleştirme ve perma işlemlerini hamilelik sonrasına bırakın
Saç düzelticilerin ( straightener) ki bunlar sodyum hidroksit ve bisülfit denilen kimyasal oluşumlardır ve kullanılmaları tavsiye edilmemektedir. Saç düzeltmelerin, hava ısı ve press yolu ile yapılması daha güvenlidir.
Perma gibi yöntemlerde ise kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip kana karışabilir. Bunların kullanılması ile bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında ilişki saptanamamıştır, fakat tamamen güvenilir olduğunu söyleyebilmek içinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden doğum sonrasına kadar saçlarınızın doğal kalmasında fayda vardır.
Nemlendiricileri rahatlıkla kullanabilirsiniz
Deodorant, şampuan, ve diğer cilt bakımı ürünlerinin, bebek gelişimi üzerine zarar verici etkileri olup olmadığı üzerine yeterli bilimsel araştırma olmamakla beraber şimdiye kadar herhangi bir problem rapor edilmemiştir.
Cilt bakımı için kullanılan kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Cilt çatlaklarının oluşmasını azaltmak için kakao ve lanolin kremleri kullanılabilir.
Hamilelik döneminde makyajın zararlı olup olmadığı da sıkça sorulan sorulardan biridir. Ancak bu konuda herhangi bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte; bugüne kadar makyajın hamilelik üzerinde olumsuz bir etkisi görülmemiştir.
Bebeğin gelişimindeki en önemli zaman ilk üç aydır. Bu süre içindeki zararlar diğer aylara göre daha fazla olmaktadır, kısa bir süre için biraz daha dikkatli olmak hem bizim hem de bebeğimizin sağlığı açısından faydalı olacaktır.
Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçının Hamilelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen bir süreç. Sağlıklı bir bebek sahibi olmanın yanında, annenin de kendine özen göstermesi arzulanan ve göz ardı edilmemesi gereken bir nokta. Hamilelikte ve sonrasında anneleri en fazla üzen konuların başında ise fazla kilolar ve cilt problemleri (çatlaklar) geliyor….
Tahriş edicilere bağlı dermatit adı verilen rahatsızlığın başlıca kozmetik tetikleyicileri şunlardır:
Cildin doğru temizlenmesini kolaylaştırmak için bir takım ajanlar içeren temizleyiciler. Alfa hidroksi (AHA) gibi asitler veya alkol içeren tonik ve sıkılaştırıcılar. Yüzeysel olarak uygulanan bazı kimyasallarla cildin üst tabakasının soyulmasına neden olan yüz bakımları. Cilt bakım ürünlerinin yanlış veya fazla kullanılması. Bu rahatsızlık alerji değil, daha ziyade cildin zarar görmesidir. Genellikle kaşıntı ve kırmızılıkla başlar ancak bakımı yapılmadığı taktirde büyüyerek yaralara bile dönüşebilir. Alerjiden farklı olarak doza bağlı dereceleri vardır. Yani hafif dozda tahriş ediciler tekrar edilen kullanımlardan sonra tahriş eder ama kuvvetli dozda olanlar derhal ciltte tahrişe sebep olur. Alerjide ise doz önemli değildir. Ufak bir doz bile büyük reaksiyonlara neden olabilir.
Alerjiye bağlı dermatit ise daha az görülmekle beraber diğerinden ayırmak oldukça zordur. Bunların kozmetik tetikleyicileri de aşağıdakiler olabilir: Parfümler Koruyucular Güneş kremleri
Alerjiyi tetikleyen kozmetik ürünleri ilk kullanıldığında ortaya çıkmayabilir. Hatta bir kaç kullanımdan sonra ortaya çıkan alerjiler de olabilir. Belirtileri kaşıntı, kırmızılık, kabarma ve bazı durumlarda etkilenen bölgede yaraların oluşmasıdır.
Kozmetik alerjiniz olduğundan şüpheleniyorsanız derhal doktorunuza danışın. Bu arada kullanmakta olduğunuz tüm kozmetik ürünlerinin uygulanmasına ara verin. Doktorunuz tahrişi yatıştırmak için muhtemelen hafif bir vakaysa yüzeysel uygulanacak bir ilaç, daha ağır bir vakaysa oral yoldan alınan “corticosteroid” türü ilaç verecektir. Yine doktorunuzun tavsiye edeceği “antihistaminik” bir ilaç da kaşıntınızın kesilmesine yardımcı olacaktır.
Alerjinizin saptanması için “patch test” adı verilen bir yöntem uygulanır. Ancak bunun yapılabilmesi için tahrişin iyice azalması gerekir. Patch test dermatologların cilt alerjilerinin tam olarak neye karşı oluştuğunu saptamak için yaptıkları testtir. Bu test sırasında sırta 48 saatliğine minik plasterler yapıştırılır. Doktor 72 saat ve/veya
1 hafta sonra reaksiyon olup olmadığını kontrol eder. Bu testin sonucunda size alerji yapan madde veya maddelerin tam listesi ortaya çıkar.
Özellikle hassas bir cildiniz varsa, kozmetik ürünlerini satın almadan önce deneyin. Bunu yaparken herkesin kullandığı deneme ürünlerinden kaçının; tek kullanımlık “tester” tabir edilenleri veya yolculuk tipi küçük boy ürünleri denedikten sonra satın alıp almayacağınıza karar verin.
Kozmetik ürünlerini (özellikle göz bölgesine) uygulamadan önce ellerinizi mutlaka yıkayın. Ürünleri daima kuru, temiz aplikatörler yardımıyla kullanmaya çalışın. Ürün kaplarının içini ve dışını temiz tutun; farklı ürünleri sakın birbirine karıştırmayın. Gözünüzde bir enfeksiyon (iltihap) varsa kullandığınız pamuk ve benzerini derhal atın. Gözünüze dokunduktan sonra el veya parmaklarınızı kozmetik ürünlerinize sürmeyin. Düzenli aralıklarla kozmetik ürünü temizliği yapın: süreleri dolmuş olan ürünlerinizi hiç acımadan atın.
Rimeller:Özellikle kirpiklerin hacmini artıran rimellerden kaçının. Bunların bazılarında bulunan “thimerosal” adlı bir madde kuvvetli bir prezervatif (koruyucu) olmakla birlikte tahriş edicidir. Ayrıca rimellerin çubuklarının temiz tutulması önemlidir çünkü bakteri bulundurabilirler.
Makyaj temizleyicileri: Yağ bazlı rimeller kullanmamaya çalışın. Su bazlı olanları tercih edin. Yağ bazlı rimellerin temizlenmesi için yağı çözebilen yine yağ bazlı temizleyiciler gerekir ki bunlar daha sert oldukları için alerji veya tahriş etme olasılıkları daha yüksektir. Saç boyaları: Kozmetik alerjilerinin en yaygın olanlarındandır. Bazı kişilerde bu alerji birkaç boyadan sonra ortaya çıkar. Genellikle en çok etkilenen bölge: yüz, kulaklar ve ensedir. Genellikle alerjiye neden olan “para-phenylenediamine” (PPD) adı verilen bir maddedir. Bu maddeye alerjisi olanların tüm sentetik boyalardan kaçınması gerekir. Bu durumda alternatifler kına veya metal pigment boyalardır.
Güneş kremleri:Cildi güneşin zararlarından korumalarının yanında cilde zarar da verebilirler. Kendi başlarına satıldıkları gibi kozmetik ürünlerinde de bulunabilirler; örneğin: güneş korumalı rujlar, fondötenler gibi. Güneş kremlerinden kaynaklanan tahriş ve alerjiler bazen uygulamanın güneşte yapılmasına bağlı olabilir. Buna foto-alerjiye bağlı dermatit adı verilir.
Göz bölgesi her tür reaksiyona açık ve çok hassas bir bölgedir. Bu nedenle kullanacağınız eyeliner veya gölgelerin hipoalerjenik olmasını tercih edin. Bu bölgenin alerji ve tahrişe çok yatkın bir bölge olması nedeniyle gözlere düşünülebilir. Böylece kozmetik ürünlere reaksiyon olasılığı da azalacaktır. Bu konuyu hayata geçirmeden önce doktorunuza danışmanızı öneririz.Genel anlamda yağ, koku veya boya içermeyen hipoalerjenik ürünlerin kullanılması en güvenli yöntemdir.
Kozmetik alerjiniz varsaöncelikle doktorunuzun öneri ve yönergelerine uymanız gerekecektir. Ancak çok genel anlamda alerji riskinden kaçınmak ve alerjinin etkilerini azaltmak için, cildinizdüzelene dek, alınabilecek önlemlerin bazıları şunlardır:
Öncelikle tüm kozmetik ürünlerinin kullanımını durdurun. Kokusuz sabun, şampuan ve saç kremleri kullanmaya çalışın. Piyasada bulunan medikal sabun ve şampuanları tercih edin. Parfüm, kolonya veya after-shave kullanmayın. Saç spreyi kullanmayın. Kullanacağınız tüm ürünlerin hipoalerjenik yani anti-alerjik olmasına özen gösterin.
1. Bir manava gittiğinizi düşünün. Portakallar ve şeftaliler sizde ne gibi çağrışımlara yol açar? a. Hangisini almak istediğinize karar veremiyorsunuz.
b. Meyvelerin fiyatı biraz yüksek görünüyor.
c. Bu portakal ve şeftalilerin rengi size bir giysiyi, ruju, allığı veya ojeyi hatırlatıyor
d. Yanınızda duran bayan öyle bronzlaşmış ki, cildi meyvelerle ile aynı tonda. Ne kadar garip!
2. Güzellik merkezine son gittiğinizde; a. Odada 3 uzman vardı – biri manikür için, biri pedikür için ve bir diğeri de cilt bakımı için yanınıza gelmişti.
b. Yapılan işlemler size acı veriyordu. Ama bu vazgeçmeniz için bir neden olamazdı..
c. Estetisyenler size adınızla hitap ettiler!
3. Her sabah 5:30 ‘ta kalkmanız gerekseydi, gerekçeleriniz hangisi olurdu? a. Saçınızın her santimetresini şekillendirmeniz gerek
b. Sabah sporunu yapmalısınız
d. Yüzünüzün kendine gelmesi uzun zaman alıyor
e. Kimsenin sizi makyajsız ve rimelsiz görmesine tahammül edemezsiniz
4. Foto modellerin resimlerine bakınca ne düşüyorsunuz? a. O modeller kadar güzel olmadığınız için talihsiz bir kadınsınız..
b. O görüntüler inandırıcı değil, siz kendinizden memnunsunuz.
c. Size yakışmadığını bile bile fotoğraflardaki renklere bürünmeye karar veriyorsunuz.
d. Keşke sizin de daha uçarı bir stil için cesaretiniz ve fırsatınız olsaydı.
5. En sevdiğiniz güzellik ürününü her gün kullanmazsanız neler olur? a. Çok farklı bir insan gibi görünürsünüz.
b. Ölebilirsiniz.
c. Cildinizde kesinlikle kızarıklık oluşur.
d. Evden dışarı çıkamazsınız.
e. Bütün arkadaşlarınızı kaybedersiniz.
CEVAPLAR
SORU 1- “c ve d”yi işaretlediyseniz; Durumunuz kritik. Gördüğünüz her şey size giyim ve makyajı hatırlatıyor. Muhtemelen bu hafta bol bol alış veriş yaptınız ve belki de solaryumda bronzlaşmayı çoktan tamamladınız. Size güneşin zararlarını ve aşırı alış veriş tutkusunun pek sağlıklı bir şey olmadığını hatırlatmak isterim.
SORU 2- “ c” yi işaretlediyeseniz; Eğer aynı odada üç estetisyen ile birlikteyseniz, bu belki de vakit kazanmak içindir. Acıdan gözleriniz sulandıysa, buda normaldir. Çoğumuz güzelleşmek uğruna bazen eziyet çekmekteyiz; ister birisi bacağımızdan ağdayı çekmiş olsun, ister bütün gece yüksek topuklar üzerinde dans etmiş olalım fark etmez. Fakat eğer sık sık güzellik merkezine gidiyorsanız ve size ilk isminiz ile hitap ediyorlar ise bunun üzerine düşünmek gerekir. Kurban durumuna yaklaşıyor olabilirsiniz..
SORU 3-“ a – d- e”yi işaretlediyseniz; Üzgünüm ama sizin bir probleminiz olduğunu sanıyorum.
SORU 4 -“ a-c-d ”yi işaretlediyseniz; Gerçekçi bir magazin okuyucusu bilir ki, tüm genç modellerin yakın çekim fotoğrafları bilgisayarda düzeltilmiştir. Lekeler silinmiş, küçük tüyler alınmış, renkler canlandırılmıştır. Yani yüzünüz plastikten değilse ya da iki yaşında değilseniz, cildiniz asla o görünüme sahip olamaz.
SORU 5- Hepsi! Kendinize haksızlık ediyorsunuz..
KUSURSUZ GÜZELLİK YOKTUR Şu andan itibaren dergilerdeki ve televizyon ekranlarındaki güzellik ölçülerini bir kenara bırakın ve kendinizi yeniden keşfetmeye başlayın. Erişilmez olanın peşinde boş yere helak olmak için inanın hayat çok kısadır. Bu verimsiz ve ümitsiz kovalamacadan, “kusursuz güzellik” peşinde koşmaktan vaz geçmeliyiz. Önemli olan içinizdeki saklı güzelliği tüm görkemi ile dışarı yansıtabilmektir. Bu bir sanattır ve başarılabilecek bir şeydir.
İnsanın kendisine bakması, daha güzel görünmek için çaba göstermesi gayet yararlıdır. Kendimizi beğendikçe daha fazla sever, sağlığımıza daha fazla özen gösteriz. Bu duygu içimizden dışarıya taşar, bizi görenlerin gözleri kamaşır. Poziitiv olduğumuzu söylerler. Kendimize önem verince özsaygımız artar, ilişkilerimiz sevgiyle dolar, üretkenliğimiz ve yaratıcılığımız yükselir…
Ama tabii ölçülü olmak ve hırslara yenilmemek kaydıyla! Çünkü ne yazık ki bazı insanlar en güzel olmak peşinde kendilerini kaybedebiliyorlar; Derken, güzellik idealinin esiri haline geliyorlar. Bu tiplere dikkat ederseniz, içlerinin bir türlü huzur bulmadığını ve aslında güzelleşmediklerini açıkça fark edersiniz. Hiç “moda kurbanı” diye bir deyim duydunuz mu? Bilirsiniz işte, vitrinde gördükleri her kıyafete bürünen, yakışıp yakışmadığına önem vermeden tarzını zorlayan kişilerdir bunlar. Benzer bir eğilim kozmetikler için de geçerlidir.
GÜZELLİK KURBANLARI Evet, gerçekten son zamanlarda ”güzellik kurbanları” oluştu. Böyle insanlar kozmetik firmaların her reklâmına inanan, ürün aldıkları yerlerdeki uzmanlara tüm sırlarını anlatan, kuaförüne en yakın dostundan daha fazla bağlanan ve güzellik sayfalarında gördükleri malzemeleri hemen kullanmaya başlayan kişilerdir. Bazen de cilt tipine ve ihtiyaçlarına aldırmaksızın. Aman kendinize dikkat edin! Yeni çıkan kozmetik ürünler çabucak ağzınızı sulandırıyor ise, siz de bir güzellik kurbanı olabilirsiniz..
Beko Basketbol Ligi karşılaşmasında Efes Pilsen, Fenerbahçe Ülker'i 69-63 yenerken, rakibine karşı 10 maç süren galibiyet hasretine de son verdi. Fenerbahçe Ülker ise sezonun 6. haftasında ilk yenilgi...
ABD'nin Miami kentinde 14 yaşındaki kız çocuğu, kalp nakli yapılana kadar kendi kalbi olmadan kan pompalayan bir aletle 118 gün yaşatıldı.Miami Üniversitesi Jackson Memorial Tıp Merkezi'nin doktorları...
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Veli Küçük ve arkadaşlarıyla ilgili yayın yasağı kararı aldı.Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK) yapılan yazılı açıklamay...
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan çatışmada 4 teröris ölü ele geçirildi. Çatışmada 2 er şehit oldu, 4 er yaralandı.AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Kayacık köyü kırsal kesiminde akşam saatlerind...
Turkuvaz Medya Grubu, ''Turkuvaz Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayıncılık AŞ'ye ait hisselerin yüzde 25'inin Lusail International Media Company unvanlı şirkete devri işleminde ve bu değişiklik sonras...
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Şans Topu oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı.388. Hafta'nın kazandıran numaraları; 3, 6, 13, 23, 34 12 olarak belirlendi.Milli Piyango İdaresi Gen...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, başörtülü ve çarşaflı kişilerin partiye katılımı konusunda, ''Bu katılımlar CHP çizgisinde bir kırılma anlamına gelmez'' dedi.CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Baş...
Milli Piyango'nun bugün Ankara'da yapılan 19 kasım çekilişinde 1,5 milyon YTL'lik büyük ikramiye, ''281645'' numaralı bilete isabet etti.Milli Piyango İdaresi'nden yapılan açıklamaya göre, son rakamı ...
Beyoğlu ve Güngören'de 22-30 Kasım tarihleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş'den yapılan yazılı açıklamaya göre, kesinti programı şöyle:Beyoğlu'nda 23 Kasım'da 08...
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16.75'ten yüzde 16.25'e, borç verme faiz oranını ise yüzde 19.75'ten yüzde 18.75'e indirdi.Merkez Bankası Para Politikası Kur...